İzmir kenti ve
yöresi tarih boyunca birçok medeniyetin beşiği olmuştur. Antikçağ'da Smyrna
adıyla Batı Anadolu'nun parlayan yıldızı konumundaki kentte Büyük İskender ve
Romalılar kalıcı izler bırakmıştır. Bütün Ortaçağ boyunca Bizans ve Türkmen
beyliklerinin yönetiminde kalan İzmir, XV. yüzyıldan itibaren Osmanlı kenti
haline gelmiştir. Milli mücadelenin sembol şehir olan İzmir, 9 Eylül 1922'de
kurtuluşundan sonra, demografik yapısı, kentleşmedeki özelliği, sanayisi, idari
yapısı, kültürel ve sosyal yaşamı ile bir cumhuriyet kenti niteliğinde
olmuştur.
İzmir'in zengin tarihi ve kültürü daha çok antikçağ mirası ve XIX.
Yüzyıl sonrasındaki ticari, liman kenti oluşu, demografik ve sosyal yönleriyle
ön plana çıkartılmıştır. İzmir ve Batı Anadolu'nun Ortaçağ'daki tarihi ve
kültürel yönlerinin gereği gibi incelendiğini söylemek güçtür. Ortaçağ'da
İzmir'de en uzun süre egemenlik süren Bizanslılar olmuştur. Aydınoğulları
Türkmenleri 1317'de Kadifekale'yi fethederek İzmir'in tarihinde yeni bir dönem
başlatmışlardır. Bu tarihe kadar İzmir'in bünyesinde barındırdığı Antik dönem,
Bizans ve Latin kültürel mirasına Türk kültürü de baskın ve hâkim unsur olarak
eklemlenmiştir.
Aydınoğulları Türkmenleri ve onları takiben Osmanlı yönetiminde
İzmir ve Batı Anadolu Türkmen-Yörük halk kültürünün önemli bir merkezi haline
dönüşmüş ve Türk kenti kimliğine bürünmüştür. 1919 yılına kadar Türk
hâkimiyetinde kalan İzmir, üç yıl süren işgalden sonra 9 Eylül 1922 Milli
Mücadele'nin başarısının taçlandığı kent olarak ön plana çıkmıştır.
Kadifekale'nin Aydınoğulları tarafından fethinin 700. Yıldönümü olan 2017'de
İzmir'in Türk egemenliğindeki tarihi ve kültürel zenginliğine ilişkin yeni
değerlendirmelere ihtiyaç duyulmaktadır. Siyasi ve ideolojik yaklaşımların
dışında akademik ve bilimsel nitelikte olması gereken bu değerlendirmelerle
Cumhuriyet'in sembol şehri olan İzmir'in Ortaçağ tarihindeki yeri ve önemi
konusunda kamuoyunda farkındalık oluşturmak temel amaçtır.
İzmir Dokuz Eylül
Üniversitesi ve paydaş yerel yönetimlerin işbirliği ile gerçekleşecek olan
uluslar arası sempozyuma üst düzey İzmir devlet protokolü, akademisyenler,
milletvekilleri ve Sivil toplum örgütlerinin katılımı olacaktır. Sempozyum
kapsamında, İzmir'in özellikle Ortaçağ Tarihi ve Kadifekale üzerine yapılan
çalışmalar kabul edilecektir. Bununla birlikte sempozyum kurullarının kabul
edeceği İzmir'in genel tarihi ve kültürüne ilişkin bildiriler de
değerlendirilecektir.
İzmir Tarih Sempozyumu - Düzenleme Kurulu
-----------------------------------------------------------
About The Symposium:
-----------------------------------------------------------
About The Symposium:
Historically, Izmir and its vicinity were
considered as a womb of many civilizations. In ancient times, Alexander the
Great and Romans left remarkable marks on this city, which was stated as a
glowing star with the name of Smyrna in western Anatolia. Starting with the
fifteen century Izmir became as an Ottoman City despite of it was under the
Byzantine and Turcoman beyliks administration for whole Middle Ages. As a
symbolic city of Turkish Independence War, after the liberation at 9 September
1922, it became a republican city demographically, specifically with its urban,
industrial, social and cultural features.
Most of the time Izmir’s rich history and culture
commonly stand out with its antic heritage and commercial and harbor aspects
after the nineteen century. It is really hard to say medieval history and
cultural aspects of Izmir and Western Anatolia was respectfully studied.
Byzantines were the longest administrator of Izmir during the middle Ages. When
Aydinogullari Turcomen had occupied the Kadifekale at 1317, they started a new
era. From that time, after Antic, Byzantine and Latin heritage of Izmir,
Turkish culture started to be dominant and overwhelming part.
Izmir and Western Anatolia started to be center
of folk culture of Yoruk-Turcoman after Aydinogullari Turcomen and following
Ottoman administrations and became identically Turkish city. Three years
deduction between 1919 and 1922, Izmir was under Turkish hegemony and after
that became the city which ending point of the National Movement. By the seven
hundred year of the occupation of Kadifekale by Aydinogullari at 2017 it is
needed to be making new considerations about historical and cultural abundance
under Turkish hegemony of Izmir. Without any political or ideological
approaches but making with academic and scientifically attribute of these
considerations to cause public awareness about emplacement and importance at
medieval times of the symbolic city of Republic, Izmir is the main purpose.
High bureaucratic counsels of Izmir, academics,
members of Parliaments’ and Non-Governmental Organizations’ members were invited
to this international symposium which issued by Dokuz Eylul University and its
associates. By the Symposium, paper will be accepted which were studies
Medieval History of Izmir and Kadifekale. Nonetheless, papers which were about
general history and culture of Izmir will be considered also.
Izmir History Symposium – Organization Board